• Turkmedya.com Google 
  • TurkNetwork™ 3.258.286 Üye Dün 3.080 Yeni Üye Katıldı
  • 545 Üye online

Ekonomik krize likidite önerisi

MERSİN (İHA) - Mersin Ticaret Borsası (MTB) Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir, Türkiye'nin 2001'de yaşadığı krizi kalp krizine benzeterek, o dönemde şok tedavisi uygulandığını, bugün yaşanılan global ekonomik krizin ise kansızlık olduğunu, bu durumun çaresinin de hastaya kan vermekten geçtiğini, ekonominin ihtiyaç duyduğu kanın likidite olduğunu ifade etti.
Küresel ekonomik krizi değerlendiren MTB Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir, krizin Türkiye'ye etkilerini anlattı. Türkiye'deki tüm şirketlerin birleştirilerek tek bir şirket olduğu varsayımını ele alan Özdemir, bu birleşik şirketin bilançosuna bugün itibariyle bakıldığında, bilançonun yükümlülükler tarafında yer alan toplam borçlarda artış olduğunun görüleceğini, bunun ana nedeninin de döviz kuru ve faiz oranlarının yükselmesinden kaynaklandığını belirtti. Özdemir, bilançonun aktif tarafında ise sabit
varlıklarla birlikte menkul varlıkların ve alacakların değerlerinin düştüğünü, tüm bunlarla birlikte şirketin de değerinin düştüğünü kaydetti. Benzer şekilde global ekonomideki son gelişmelerin şirketlerin gelir tablosu üzerinde olumsuz etkiler meydana getirdiğine dikkat çeken Özdemir, brüt satışların talep daralması nedeniyle azalma sürecine girdiğini, üretim maliyetleri yükselirken şiddetli rekabet nedeniyle indirim oranlarının yükseliş ivmesi gösterdiğini, bunun yanında yükselen faiz oranları
nedeniyle finansman maliyetlerinin arttığını, netice itibariyle kar oranlarının da düşüşe geçtiğini vurguladı. Global krizin tek olumlu etkisinin ise yükselen döviz kuru nedeniyle ihracatçı firmaların az da olsa nefes alma imkanı bulması olduğunun altını çizen Özdemir, döviz kurunun ihracat üzerindeki olumlu etkisinin sanıldığı kadar yüksek olmadığını anlattı. Özdemir, "Çünkü ihracatçıların genellikle döviz kredisi kullanmaları, döviz kredisi faizlerinin yükselmesi, mal hazırlama maliyetlerinin artması,
ithalatçı ülkelerdeki talep daralması ve eldeki stokların döviz cinsinden değerinin düşmesi gibi faktörler, ihracatçıların kur farkından gelebilecek kazançlarının önemli bir kısmını ortadan kaldırmaktadır" dedi.

ÇÖZÜM YOLLARI VE ÖNERİLER
Krizden çıkış yolları konusunda önerilerini dile getiren Özdemir, ekonomi politikasını belirleyenlerin önünde 3 yol olduğunu, bunların ciddi bir müdahale yapılmaksızın olayların kendi akışına bırakılması, kamu harcamaları arttırılarak piyasaların canlandırılması ve para arzının genişletilerek piyasaların canlandırılması seçenekleri olduğunu belirtti. Birinci yolun izlenmesi halinde, piyasalardaki durgunluğun bitmesinin çok uzun zaman alabileceği gibi çok sayıda firmanın zor durumda kalacağı, ekonomik
büyümenin duracağı ve işsizliğin yükseleceği uyarısında bulunan Özdemir, ikinci yolun izlenmesi halinde ise kamu mali disiplininin bozulacağı gibi, kamu harcamalarının toplam talep içindeki payının nispi olarak az olmasından dolayı beklenen etkiyi yaratmaktan uzak kalacağını söyledi. Özdemir, bu durumda elde kalan tek yolun para arzının genişletilmesi olduğunu, global krizden etkilenen tüm ülkelerin bu yöntemi takip ettiğini kaydetti.
Alınması gereken acil önlemlerle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Özdemir, "Bize göre, en kritik sorun büyümenin durması ve işsizliğin artmasıdır. Halen 2,5 milyon insanımız işsizdir. Her yıl 700 bin gence iş bulmak zorundayız. Yıllık yüzde 5'in altındaki büyüme oranları ile işsizlik sorununu çözmemiz mümkün değildir. Bundan dolayı çözüm önerilerimizin bu sorunlara yönelik olması gereklidir. Bu bağlamda dış talep daralmasının olumsuz etkilerini azaltacak şekilde uygun ihracat kredileri sağlanabilir.
Üretim maliyetleri üzerinde olumsuz etki yapan enerji fiyatları, sosyal güvenlik primleri ve vergi oranlarında iyileştirmeler yapılabilir. İşten çıkarmaların önüne geçebilmek için İşsizlik Fonu'ndaki kaynaklardan yararlanılabilir. Bankaların likidite ve ucuz finansman sağlamalarının önündeki engeller geçici olarak azaltılabilir. Bu tür önlemlerin kamu maliyesini olumsuz olarak etkilememesi için kamunun kendisine ilave gelir sağlamasına yardımcı olacak uygulamalar yapılabilir. Bu önlemlerin istenilen
sonuçları vermemesi durumunda, biraz enflasyon artışını göze alarak piyasalara para enjekte edilmesi gündeme gelebilir" diye konuştu.
Para arzındaki artışın enflasyon artışına neden olabileceğini ve bu durumun da farkında olduklarını kaydeden Özdemir, para arzındaki artışın ciddi bir enflasyon artışına yol açabilmesi için ekonomide tam istihdamın sağlanması ve talep fazlalığının olması gibi koşulların var olması gerektiğine işaret etti. Özdemir, bugün Türkiye ekonomisi için tam istihdamın söz konusu olmadığı gibi toplam talepte

Bu Haberi Arkadaşlarına Göndermek ister misin ?
Yazı boyutu         

de bir azalma eğilimi görüldüğünü, bu nedenle de para arzındaki artışın enflasyon oranlarına yansımasının
birebir aynı oranda olmayacağını ve hatta çok daha az bir oranda olacağını savundu. Özdemir, para arzındaki artışın faydalarını ise şöyle sıraladı:
"Likidite sıkışıklığı azalacağından faiz oranları aşağı inmeye başlayacaktır. Tıkanma noktasına doğru giden ödemeler sistemi rahatlamaya başlayacaktır. Talepteki düşme eğilimi tersine dönecektir. Talepteki azalma ve belirsizlikler nedeniyle ertelenen yatırımlar tekrar gündeme gelecektir."
Türkiye'de toplam talebin yüzde 70'inden fazlasının özel tüketim harcamalarından kaynaklandığını ifade eden Abdullah Özdemir, toplam talebi etkileyen ikinci önemli harcama kaleminin özel sektör yatırımları olduğunu, bunun toplam talep içindeki payının ise 2007 yılında yüzde 18 olduğunu hatırlattı. Özdemir, özel tüketim ve özel sektör yatırım harcamalarıyla birlikte düşünüldüğünde toplam talebin yaklaşık yüzde 90'nını oluşturduğunu, bir başka ifadeyle özel tüketim ve yatırım harcamalarının toplamında
yüzde 1 oranında bir azalışın, toplam talebi 0.9 oranında düşürdüeğünü vurguladı. Özel kesim tüketim ve yatırım harcamalarında artış olmadan ekonomik büyümenin devam etmesinin imkansız olduğunu ifade eden Özdemir, bu nedenle alınacak önlemlerin özel tüketim harcamalarını ve yatırımlarını canlı tutmaya yönelik olması gerektiğini vurguladı.

"PARA ARZINDAN ELDE EDİLCEK KAYNAKLAR KARŞILIKSIZ KULLANILMAMALI"
Abdullah Özdemir, para arzı artışıyla oluşturulacak yeni kaynakların etkin biçimde kullanılabilmesi için şu önerilerde bulundu:
"Öncelikle para arzındaki artış kontrollü ve aşamalı olarak yapılmalıdır. Buradan elde edilecek kaynaklar asla karşılıksız olarak dağıtılmamalıdır. Sıkışan sektörlere ve olumsuz etkilenen toplumsal kesimlere düşük faizli ve makul vadeli kredi olarak verilmelidir. Tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarını ödemekte zorlanan kesimler için özel bir kredi imkanı yaratılarak, bu kesimlerin tekrar harcama yapabilir hale gelmeleri sağlanmalıdır. Sadece küçük esnaf ve KOBİ'lerden yapılan alışverişlerde
kullanılmak üzere özel bir tüketici kredisi geliştirilmelidir. TOKİ konut üretmeye devam etmelidir. Üretilen bu konutlar için daha cazip özel kredi imkanları oluşturulmalıdır. Esnaf ve KOBİ'lere yönelik kredi imkanları artırılmalıdır. Çiftçilere üretimi devam ettirebilmeleri için ilave krediler sağlanmalıdır. Hedeflere ulaşıldığında veya beklenmeyen olumsuz etkiler görülmeye başlandığında fazla likiditenin geri emilmesi sağlanmalıdır. Bunu başarabilmek için devlet borçlanma ihaleleri yapılabilir. Kamu
varlıklarının satışı gündeme gelebilir."
Bugünkü sorunların 2001 krizinden farklı olduğunu anlatan Özdemir, Türkiye'nin 2001 yılındaki ekonomik krize yakalandığında kamu maliyesinde ciddi sorunlar yaşandığını, bankacılık sisteminin çok zayıf olmasının yanında siyasi istikrarsızlıkla birlikte piyasaları kontrol eden bağımsız kurum ve kurulların olmadığını hatırlattı. Bugün gelinen noktada bahsedilen konuların hiçbirinin gündemde olmadığını belirten Özdemir, bu nedenle alınacak önlemlerde bu konuya dikkat edilmesi tavsiyesinde bulundu. Özdemir,
IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarla iyi ilişkiler kurulması ve bunların sağlayabileceği imkanlardan yararlanılması halinde bu durumun piyasalar üzerinde olumlu bir etki oluşturacağını dile getirdi. Amerikan Merkez Bankası'nın bazı ülkelere sağladığı swap imkanlarından yararlanma yollarının aranmasını öneren Özdemir, şu görüşleri dile getirdi:
"Bu tür dış kaynak bulmaya dayalı önlemler, bozulmaya başlayan güven ortamının tekrar tesis edilmesine yardımcı olacaktır. Sonuç olarak; tıbbi terimlerle ifade etmek gerekirse, 2001 krizi bir kalp krizine benzemekteydi ve şok tedavisi gerekiyordu. Ancak bugün içine sürüklenmekte olduğumuz durgunluk süreci, kansızlığa benzetilebilir. Bunun çaresi de hastaya kan vermektir. Bize göre, ekonomimizin ihtiyaç duyduğu kan likiditedir. Gerekli önlemlerin alınması halinde birbirimize anlayış göstererek ve
işbirliği yaparak bu zor dönemi atlatabileceğimize inanıyorum."



    
Alfa Dodge Jeep Mini Saab
Audi Ferrari Kia Mitsubishi Seat
BMW Fiat Lada Nissan Skoda
Cadillac Ford Land Rover Opel Smart
Chevrolet Gmc Lexus Peugeot Subaru
Chrysler Honda Lincoln Porsche Ssangyong
Citroen Hyundai Lotus Pontiac Suzuki
Dacia Infiniti Maserati Proton Tata
Daewoo Isuzu Mazda Renault Toyota
Daihatsu Jaguar Mercedes Rover Volkswagen
Volvo
  Ekonomi Kategorisindeki Diğer Haberler Tüm Haberler

SGK'lı beklenen adımı attı

Hastaneler uzmanlaştıkları branşlarda sözleşme imzalayabilecek

İstanbul'un 3 aylık doğalgazı kaldı

Aslan, "İstanbul'da doğalgaz sıkıntısı yok kente üç ay yetecek doğalgazımız var" dedi.

Dinleme cihazı var diye ampulleri kırdı

97 bin tasarruflu ampulün bir bölümü, dinleme cihazı bulunduğu iddiaları üzerine kırıldı

"Mahalle baskısı yapmayın"

Çelik, ilaç alım protokolünü fesh eden Türk Eczacıları Birliği'ni sert bir dille eleştirdi

En son Konya haberleri

  • Şüpheliler adliyeye sevk edildi.
  • Giyim malzemesi ve kozmetik ürünler çaldığı iddia edilen iki bayan, polisin takibi sonucu yakalandı.

  • Başarılı olan personellerine ödül
  • Konyaspor'un ara transfer dönemi
  • Beko Basketbol Ligi'nde mücadele
  • Grup olaysız bir şekilde ayrıldı
  • Vatandaşlar valiliğe dilekçe verdiler
CEP Telefonu
Konya
Programı...

En çok okunan Konya haberleri

  • Vatandaşlar valiliğe dilekçe verdiler
  • Konya'da Filistin halkı için teheccüd namazı sonrası dua edildi

  • Grup olaysız bir şekilde ayrıldı
  • CSI Konya iş başında
  • Yürüyüş ve miting düzenlendi
  • 40 bin adet kaçak CD ve DVD yakalandı
  • Takımına güçlü dönmek istiyor
Vefat ilanı
  • YAĞMUR BEREKETİ
  • Muharrem
  • DEĞERLİ KÖY HALKIM
  • Belbarak köyü gençlerinden
  • YAĞMURDAN KAÇARKEN......
  • Vefat ve Başsağlığı
  • Köy yolları parke dösenıyor

  
BU SESE KULAK VERİN ! !
  • • SELAM
  • • Mehti Yılmaz
  • • Okulumuz Velilere gurur çayı verdi.
  • • SAMSUN KAZIMPAŞA İLKÖĞRETİM OKULU

TÜBİTAK PROJE YARIŞMASI
  • • Veliler toplantısı
  • • Notlarımızı velilerimiz kolayca öğrenecek...
  • • YAPILACAK OLAN VOLEYBOL MAÇI
  • • KAR TATİLİ

Yeni yılınız kutlu olsun
  • • OMÜ' den İsrail'e Kınama
  • • Work and travel
  • • Ordu üniversitesi son yolculuk
  • • DALAMANDA FİNALLER